Sağlıklı yaşam becerileri geliştirirken, spor yapmanın, temiz beslenmenin ve zihinsel çalışmaların öneminden sıklıkla bahsediyorum. Bu süreçte zaman zaman aşmakta zorlandığımız bir konu var, o da duygusal beslenme. Öfkelenince, üzülünce, stres altındayken veya daha mutlu hissetmek için kontrolsüzce yediğiniz oldu mu hiç? O zaman duygusal beslenme konusunu gelin masaya yatıralım.
Duygusal Beslenme Nedir?
Aç hissetmekten bağımsız olarak, çoğunlukla olumsuz bir duygu veya durumla baş etmek amacıyla bizi mutlu edeceğini sandığımız gıdaları düşünmeden ve ölçüsüzce yemektir. Örneğin mutsuzken çikolata veya çeşitli tatlılara yönelmek ya da stresliyken elimizin sürekli abur cubura gitmesi gibi.
Beslenmek, hayatta kalabilmemiz için gerekli enerjiyi sağlamak, vücudumuza vitamin, mineral, protein vb ihtiyaçları karşılamak amacıyla yaptığımız bir eylemdir. Elbette karnımız doyunca mutlu ve huzurlu hissederiz. Ancak yemeyi mutlu hissetmek amacıyla kullanmak, bizi kısa süreli tatmine ve kontrolsüzce daha fazlasına ihtiyaç duymaya iter. Özellikle de bir beslenme programının içindeyseniz, kaçamak yapmış olmanın verdiği suçluluk hissi tüm çabalarınızın üstüne kara bulut gibi çökebilir.

Gerçekten aç olduğunuzda ve bedeninize faydalı olacak besinler yediğinizde suçluluk hissetmezsiniz. Siz hiç bir hayvanın, karnını doyurduktan sonra pişman olduğunu gördünüz mü? Tam tersine huzur içinde günlerine devam etmiyorlar mı? Ya da sütünü içtikten sonra keyifle uykuya dalan bebekleri düşünün. 🙂
Duygusal Beslenme Alışkanlığı Nasıl Değişir?
Öncelikle duygusal beslenmenin size gerçekten yarar sağlamadığını anlamanız ve bu alışkanlığı değiştirmeyi istiyor olmanız gerekir. Yani sosyal medyada gördüğünüz için veya birileri size “kilo mu aldın?” dediği için değil, siz sağlıklı kalmak istediğiniz için duygusal beslenme konusunu çözmeye odaklanın. Diğer türlü, konuyu kendiniz içselleştirmediğiniz ve başkalarının doğrularıyla yola çıktığınızda sürekli iradenizle sınanırsınız. Bu noktada “Ben İradesizim” isimli youtube videoma mutlaka göz atmanızı öneriyorum.
Duygusal beslenme alışkanlığını azaltmak için mutsuz olduğunuz veya öfkeli hissettiğiniz anlarda kullanmak üzere kendinize farklı rahatlama yöntemleri bulun. Aşağıda birkaç örnek sıralayacağım:
- Benim en şahane rahatlama yöntemim, hepinizin de tahmin edebileceği gibi yürüyüş yapmak. Yürüyüş benim için adeta bir meditasyon yöntemi. Hem temiz hava alıyorum, hem bedenime iyi geliyor, hem de sahile inmişsem muhteşem deniz manzarasına bakmak bile mutluluk seviyemi artırmaya yetiyor.
- Meditasyon yapmak da olumsuz duyguları anlamak, onlarla baş etmek ve zihninizi sakinleştirmek için harika bir yöntemdir. Meditasyon yapmak istiyorum ama nasıl yapıldığını bilmiyorum diyenlerdenseniz, sizinle hemen en basit yöntemi paylaşayım. Kendinize beş dakikalığına bile olsa sakin ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortam sağlayın. Ardından oturun ve nefesinizi dinleyin. Düşüncelerin bir trenin vagonları gibi gelip geçmesine izin verin. Başta, anlatıldığı kadar kolay olmayabilir. Düşünceler vagonlar gibi düzgün ve sırayla gelmeyecektir. Onları fark edin, gelip geçmelerine müsaade edin. Bu çalışmayı her gün yaptığınızda duygularınıza nasıl sahip çıkabildiğinizi, zihninizin nasıl rahatladığını göreceksiniz. Duygusal beslenme ataklarınız da gittikçe azalacak.
- Öğünlerinizi sofrada yiyin ve sadece yemeğinize odaklanın. Sosyal medyanın hayatımızda gittikçe daha fazla yer kaplaması, biraz uzak kalsak her şeyden bihaber olacağımız endişesiyle birçoğumuz yemek yerken bir ekrana (televizyon, tablet, telefon vb) bakıyoruz. Yediğimiz yemek tatlı mı, ekşi mi, çok mu tuzlu ya da nasıl kokuyor, sıcak mı, soğuk mu fark etmiyoruz bile. Bu konuda önerim, kesinlikle yemek yemeğe hak ettiği özeni gösterin. Acıktığınızı hissettiğinizde, açlığınıza 10 üzerinden bir puan verin. Yemek yeme sırasında da bu farkındalığı sürdürün. Hissiniz açlıktan tokluğa geçti mi? Hedefiniz hiçbir zaman 10/10 tok olarak kalkmak olmasın. Zaten tıka basa doymak sizde iyi bir his yaratmıyor değil mi? Mideniz ağrıyor veya yerinizden kalkmakta zorlanıyorsunuz. O halde ne yediğinizin farkında olun ve yediğinizden keyif almaya bakın.
- Duygusal beslenme bazen olumlu duyguları pekiştirmek için de karşımıza çıkabiliyor. Örneğin arkadaşlarımız geldi, evde film izleyeceğiz, “bir pizza söyleyip keyfimize keyif katalım” önerileri gelebiliyor. Ya da iş yerinde ekip olarak güzel bir işe imza attınız diyelim “hadi bir pasta ile bunu kutlayalım mı” sorusu da duygusal beslenmeye örnektir.

Sevinmek, kutlamak, mutlu olmak, sinirimizi yatıştırmak, yalnızla duygularla başa çıkmak için beslenme yoluna gitmek işin en kolayına kaçmaktır. Neticeye bu, ulaşması en hızlı ve en kolay yöntemdir. Bununla beraber duygusal beslenme alışkanlığımız bize sağlıksız bir beden olarak geri döner.
Uzun lafın kısası, elbette kendimizi sınırlamak, yasaklar getirmek uzun vadede sürdürülebilir bir durum değil. Bununla birlikte “gerçekten acıktığım için mi yiyorum, yoksa kendimi bir duyguya yöneltmek, tatmin olma hissine ulaşmak için mi” sorunun cevabında dürüst olmak önemli. Bazı kutlamalarda bir kadeh şarap içmek veya bir dilim pasta yemek isteyebilirsiniz, bunlar çok normal.
Bir beslenme programındaysanız bu özel öğünleri çalıştığınız uzmanla/sağlık koçuyla beraber planlamanızı ve kaçamak değil, ödül öğünü yapmanızı öneririm. Eğer herhangi bir programı takip etmiyorsanız da siz yeme alışkanlığınızı kontrol edin, o sizi değil.
Duygusal beslenmeyi kontrol altında tutmak için sizin geliştirdiğiniz yöntemleriniz varsa lütfen yoruma yazın.
Sağlıklı ve mutlu kalın,
