SİRKADİYEN RİTİM - İyi Dilek

SİRKADİYEN RİTİM

Herkese Merhaba,

Bugünkü konumuz sirkadiyen ritim, birçok kişinin aşina olduğu tabirle biyolojik saatimiz. Biraz daha geniş bir açıklamayla şöyle ifade edebiliriz: Sirkadiyen ritim; dünyanın kendi ekseni etrafında 24 saat boyunca dönüşü neticesinde bitkiler, hayvanlar ve insanlar üzerindeki biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal ritimlerin tekrarıdır. Yani bir nevi doğanın rutini desek yanlış olmaz sanırım. Hani bizim sabah rutinlerimiz, akşam rutinlerimiz var ya bu da bedenimizin doğal ritmi. İşte bu ritme uygun rutinler geliştirirsek yaşam kalitemiz ve sağlığımız açısından önemli adımlar atmış oluruz.

Sirkadiyen ritim veya biyolojik saat uyku-uyanıklık zamanlarını, beden ısısını, beslenme alışkanlıklarını, metabolizma ve hormonal salınım döngülerini hatta duygusal iniş çıkışlarımızı etkilemektedir. Bedenimizdeki her organın da kendine has sirkadiyen ritmi olduğunu biliyor muydunuz?

Sirkadiyen ritmin bozulması; obezite, tip 2 diyabet, kalp hastalıkları, hipertansiyon, metabolik sendrom, depresyon ve kanser gibi hastalık risklerinin artmasına yol açıyor.

Yukarıdaki görsele bakarak biyolojik saatinizin nasıl işlediğini daha rahat anlayabilirsiniz. Sirkadiyen ritme uyum sağlamak için günlük rutinlerinizde ne gibi değişiklikler yapabileceğiniz konusunda önerilere maddeler halinde değineceğim.

  • Sirkadiyen ritme uygun yaşamakta en önemli göstergemiz gün ışığıdır. Hava karardığında biraz daha dinlenmeye yönelik aktivitelere gitmek önemli. Elbette akşamları evimizde tüm ışıkları son ayarda yakıyorsak bu ritmi yakalamakta zorlanırız. O nedenle dışarıda hava karardığında, evde de mümkün olduğunca loş bir ortam yaratmak ideal olacaktır.
  • Küçük büyük herkesin çeşit çeşit ekranla muhattap olduğu bir dönemdeyiz. Sirkadiyen ritme uygun yaşamak istiyorsak en geç akşam 21:00’den sonra televizyon, tablet, telefon gibi ekranlardan uzak durmayı alışanlık haline getirmeliyiz. Başta çok zor olacaktır kabul ediyorum. Kendiniz ekransız kalmaya gönüllü olsanız da ev halkından büyük tepki alabilirsiniz. O nedenle önerim alıştıra alıştıra bu düzene geçmeniz. Küçük adımlar atın. Mesela haftada bir akşamı ekransız gece ilan edin. Eşinizle veya çocuklarınızla konuşmanın, birşeyler paylaşmanın, belki kutu oyunları oynamanın tadını aldığınızda herkes yavaş yavaş bu düzene geçmeye razı olacak, göreceksiniz.
  • Gün içinde yeterli ve dengeli beslendiğinize emin olun. Yüksel kalorili gıdaları akşama bırakmayın. Yakamayacağınız ekstra enerjiler hem uykuya hazırlanmanızı zorlaştırır hem de yağ deposu olarak size geri dönerler.
  • Çay, kahve gibi kafein ve tein içeren içecekleri akşamüstü itibariyle bırakın. Özellikle uyku sorunu yaşıyorsanız bu çok önemli.
  • Gün içinde yeterli su tükettiğinize emin olun. Bunun en basit göstergesi idrar renginizin şeffafa yakın olmasıdır. Ancak bol su içmeyi gece itibariyle bırakın yoksa tuvalet ihtiyacı nedeniyle uykunuz bölünür ve bunu istemeyiz.
  • Her gün aynı saatte uyumaya ve uyanmaya özen gösterin. Uyuduğunuz ortam mümkün olduğunca ışık geçirmeyecek şekilde karanlık olsun.
  • Uykuya geçişi zorlaştıran ve genel olarak sağlımızı etkileyen bir faktör olan stresle mücadeleyi hafife almayın. Stresle başa çıkmak için meditasyon, egzersiz, yoga yapmak veya size iyi gelen yöntem ne ise onu uygulamanız yerinde olacaktır.

Covid 19 ile mücadeleye devam ettiğimiz bugünlerde bağışıklık sistemimizi güçlü tutmanın, daha enerjik ve sağlıklı hissetmenin çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle bedeninizin ve doğanın ritmine uygun bir yaşam tarzı geliştirmenizi öneriyorum.

Sağlıklı ve mutlu kalın,

İyiDilek

Düşüncelerinizi Paylaşın

× WhatsApp