TUZ: AZI KARAR ÇOĞU ZARAR - İyi Dilek

TUZ: AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

Bu hafta tuz konusuna yer vermek istedim. Gerçi bu konu biraz tartışmalı. Hem dünya genelinde hem de ülkemizde sağlık uzmanlarının hangi tuz çeşidinin daha sağlıklı olduğu konusunda net bir fikir birliği yok. Kimi Himalaya tuzunu önerirken, bazıları da iyot oranı artırılmış sofra tuzlarını sağlıklı buluyor. Ben de elimden geldiğince tarafsız bir şekilde size tuz çeşitlerini anlatmaya çalışacağım. Yazının sonunda kendi tercihimi de sizlerle paylaşacağım.

Öncelikle tuz, şu yasaklı üç beyaz arasında mı gerçekten? Un, tuz  ve şekeri hayatından çıkartanların tuz konusunu mutlaka yeniden düşünmelerini isterim.

Eksik Tuz Tüketimi Nelere Yol Açar?

  • İnsulin direnci artışına neden olabilir.
  • Kalp ve damar hastalıklarına yol açabilir.
  • Özellikle düzenli antrenman yapan kişiler yeterli tuz tüketiminde bulunmuyorsa performans kaybı ve kas yapımında yavaşlama söz konusu olabilir.
  • Burada yetersiz iyot tüketiminin de tiroid ve haşimato gibi hastalıklara neden olabileceğini de vurgulayalım.

Genel olarak toparlamak gerekirse tuz bedenimizin sağlıklı bir şekilde işlevini gerçekleştirebilmesi için önemli.  Tuz, bedende asit-baz dengesini sağlamak, kan basıncını kontrol altında tutmak, sinir ve kas sistemini sağlıklı tutmak için mutlaka gereklidir. Elbette burada yine denge konusuna vurgu yapacağım. Faydalıymış diye tuzu yemeklere boca etmek de doğru değil. Başlıkta yazdığım gibi tuzun azı karar, çoğu zarar. Gereğinden fazla kullanımı hipertansiyona neden olabildiği gibi böbrekler, göz ve kemik sağlığı üzerinde de olumsuz etki yaratabiliyor.

Gelelim en çok kullanılan tuz çeşitleri ve özelliklerine:

Sofra Tuzu

Öncelikle şunu bilmenizi isterim sofra tuzları işlenmiş ürünlerdir. Yani tuz göletleri veya doğal tuzlardan elde edildikten sonra o akışkan forma ulaşması için çeşitli işlemlerden geçer ve kimyasallara maruz kalır . Doğal hali değiştirildiği için açıkcası ben tercih etmiyorum. Bununla beraber sofra tuzlarına iyot ilavesi yapılmaktadır. İyot eksikliğinin çeşitli hastalıklara neden olduğu düşünülürse ülkemizde ve dünyada tuzlara iyot ilavesi yapılması konusu da anlaşılır. Burada karar tüketiciye kalıyor.

Deniz Tuzu

Magnezyum, demir, potasyum, kalsiyum dahil olmak üzere 93 mineral içerebilir.  Sofra tuzuyla kıyaslanırsa içerdiği sodium ve klorür oranı aynı olsa da tadı ve dokusu farklıdır. Beni tek düşündüren konu denizlerdeki kirlenme nedeniyle ağır metaller ve plastik kalıntıları içerme riski olmasıdır. Bu nedenle deniz tuzu kullanacakların kaynağını iyi araştırmalarını öneririm.

Kaya Tuzu

Doğal kaya tuzları yer altında olduğundan yapılarında kirlilik söz konusu değildir. Sodyum ve klorür haricinde 84 farklı mineral içerebilir. Elbette güvenilir bir yerden temin edilmesi çok önemli. Bu ürünü açık olarak almamanızı öneririm. Kaynağı, içerdiği değerler ambalajında belirtilen kaya tuzlarını tercih edin. Yazımın başında belirttiğim gibi tuz konusu biraz tartışmalı. Özellillikle kaya tuzunu sağlıklı bulmayan bir kesim varken, bir yandan da Canan Karatay ve yetiştirdiği hekimler tam aksine en faydalı tuz olduğunu savunmaktalar. Karar yine sizin.

Himalaya Tuzu

Aslında Himalaya tuzu da bir çeşit kaya tuzudur. Doğal kaya tuzlarının çok uzun zaman önce himalaya dağlarında kristalleşmesi sonucu oluşmuşlardır. 60’dan fazla mineral içerir ve tuz yatağının oldukça eski olması nedeniyle kirlenme riski düşüktür.

“Peki sen hangi tuzu tüketiyorsun Dilek?” derseniz ben tercihimi doğal kaya ve doğal deniz tuzu yönünde kullanıyorum. Bu durumda iyot açısından eksiklik olmaması adına da 6 ayda veya senede bir tahlil yaptırıp, doktorumun görüşünü alıyorum.

Yazımı bitirirken önemli bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Burada yazanlar sadece genel bilgilerdir. Beslenme prensibinizi belirlerken ve tuz tüketiminize karar verirken her zaman öncelikle sağlık uzmanınıza danışmalısınız.

Sağlıklı ve mutlu kalın,

Düşüncelerinizi Paylaşın

× WhatsApp