SEVGİLİ KENDİM - İyi Dilek
sevgililer günü

SEVGİLİ KENDİM

Sevgililer Günü tam da yeni blog yazısı paylaştığım güne denk geldi, elbette bu fırsatı kaçıramazdım. Bu güzel günü elbette farklı bir bakış açısıyla ele alacağım. Sevgimizi en çok kime göstermeliyiz, bunu hem kendime hem de sizlere hatırlatayacağım.

Sevgililer Günü Kutlanmaya  Nasıl Başlandı ?

sevgililer günüÖncelikle nereden çıkmış bu Sevgililer Günü diye düşünenler için kısa bir bilgi paylaşayım. Dünyada birçok ülkede kutlanan bu özel gün, ismini Aziz Valentine’den almakta. M.S. 3’üncü yüzyılda Roma İmparatoru Claudius II, ordularını savaşa tam olarak hazırlamak ve güçlendirmek istediğinden, genç erkeklerin evlenmesini yasaklamış. Aziz Valentine ise birbirini seven çiftlerin ayrı kalmasına dayanamamış ve onları gizlice evlendirmiş. Bunun bedelini M.S. 270 yılında 14 Şubat günü canı ile ödemiş. Ölümünün ardından da bu güne onun ismi verilmiş ve her yıl hatırlanmış.

Şimdilerde Sevgililer Günü

Günümüzde Sevgililer Günü denilince akla çiçekler, hediyeler, mum ışığında yenilen yemekler geliyor daha çok. Bunlarda da kötü bir taraf yok elbette. Sadece hayatı ezberden yaşamamak gerektiğini düşünüyorum. Yani 14 Şubat geldi eşimden veya sevgilimden illa da hediye gelsin, ya da “ay benim de hediye almam lazım” moduna giriyorsanız bence bir kere daha düşünün. Sevgililer günü için yaratılan bu ticari alan, beni pek de cezbetmiyor açıkcası.

İlişkilere Farklı bir Açıdan Bakalım

sevgililer günüSevdiklerinizi bir gün değil her gün hatırlayın klişelerine girmeyeceğim ama asıl bugün bahsetmek istediğim konu kendinize olan sevginiz ve ilişkilerinize bakış açınız. Hayatımızda olan veya bir şekilde iletişimde olduğumuz kişilerin bazı hareketleri bizi üzebiliyor, sinirlendirebiliyor veya mutlu ediyor. Acaba gerçekten durum böyle mi? Farklı bir bakış açısıyla bakarsak,  kendimizle ilgili hislerimizin yansımasını karşımızdaki kişilerde deneyimliyor olabilir miyiz acaba?  Basit bir örnek verelim, hem alanımla da ilgili olsun. Genel olarak sağlıklı beslenen birisiniz ama son zamanlarda biraz ipin ucu kaçtı diyelim. 3-4 kg da aldınız. İş arkadaşınız veya sevgiliniz size “sen yine kilo mu almaya başladın?” diye sorduğunda muhtemelen moraliniz bozulur hatta içten içe sinirlenirsiniz. Sizin bedeniniz karşı tarafı hiç ilgilendirmez o ayrı bir konu ama moralinizin bozulma nedeni sizin bu konuda kendinizi yargılıyor olmanız. Yani aslında kilo almaya başladığını düşünen ve bundan rahatsız olan sizsiniz. Karşınızdaki kişi ise aynanız. Demek istediğim bir dahaki sefere, karşılaştığınız herhangi biri canınızı sıkacak birşey yaptığında durun ve düşünün “şu an kendimin hangi durumundan hoşnut değilim?”.

Başka bir örnek verelim, diyelim ki kendinizi şahane hissediyorsunuz. Çok mutlusunuz. Ertesi gün en çok gitmek istediğiniz ülkeye tatile çıkacaksınız, öyle bir coşku var içinizde. Yanınıza gelen bir arkadaşınız “ senin de moralin bozuk gibi bu aralar” dese, ciddiye bile almazsınız değil mi? Çünkü çok iyi biliyorsunuz durum tam tersi. O nedenle size kimse birşey hissettiremez, sadece içinizin yansıması olabilirler.

Bunun sevgililer günü ile alakası ne diyeceksiniz. Şöyle; ikili ilişkilerimizde karşı taraftan hep bir beklentimiz var. Bunda da bir mahsur yok. Sevilmek, güvenilmek, el üstünde tutulmak, sizinle gurur duyulması, başarılı olduğunuzun söylenmesi hoşunuza gider değil mi? Yakın çevremize sevgi, ilgi veriyoruz ve onlardan da bunu görmek istiyoruz. Sevgilimiz bizi ihmal ederse kendimizi değersiz hissediyoruz. Aslında en çok ilgi görmek isteyen, sevilmek, değerli olmak isteyen içimizdeki biziz. Buna içimizdeki çocuk da diyebilirsiniz. Başkalarından beklediğimiz ilgiyi kendimize verirsek, en çok kendimizi seversek kurduğumuz ilişkilerde de daha az bağımlı olacağımızı göreceğiz.

Sevgililer Günü Sizin Olsun

Bu nedenle bu sevgililer gününde benim size önerim, klişelerden uzak kalmanız. Küçüklüğünüzü hatırlayın. En çok ne yapmaktan keyif alırdınız? En sevdiğiniz yemek neydi? Ya da izlemeye bayıldığınız bir çizgi film? İç sesinizi dinleyin, kendinizi yemeğe çıkartın, kendinize hediye alın çünkü siz çok değerlisiniz. Hiç kimse de sizi, sizin kadar sevemez. Siz kendinizi sevmeyi hatırlayıp, ilişkilerinizde bağımlılıktan kurtuldukça, etrafınızdaki kişilerle çok daha keyifli paylaşımlarınız olduğunu göreceksiniz.

Bu mutluluk yakın çevrenize de çok olumlu yansıyacak. Tıpkı uçaklarda acil durumda gaz maskesini önce kendinize takın dedikleri gibi, sevginizi, ilginizi de önce içinizdeki çocuğa verin.

Sevgililer günü kutlu olsun..

Düşüncelerinizi Paylaşın

× WhatsApp